Asyalılar, Batılılara Kıyasla Sağlıklı Beslenmeye Çok Daha Fazla İlgi Duyuyor

Çevrimiçi bir ankete göre, sağlıklı beslenme konusunda Doğu ile Batı arasında uçurumlar var.

Küreselleşmenin hüküm sürdüğü internet çağında bile Doğu ile Batı arasında uçurum var mı? “Doğu-Batı Beslenme Uçurumu” adlı bir araştırmayı yaptıran Ingredient Communications şirketinin direktörü Richard Clarke’a göre, sağlıklı beslenme söz konusu olduğunda durum kesinlikle öyle görünüyor.

Sağlıklı beslenmeyi teşvik etmek isteyen herkes, tüketicilerin her yerde farklı olduğunu anlamalıdır. - Richard Clarke, Ingredient Communications

Anket, Asyalı tüketicilerin Batı yarımküredeki tüketicilere göre beslenme alışkanlıklarını iyileştirmeye çok daha fazla önem verdiklerini ortaya koydu. Clarke, bu sonucu tarih, gelenek ve kültüre derinlemesine kök salmış beslenme ve besinlere yönelik tutumlara bağladı.

Clarke’ın şirketi ve pazar araştırma şirketi Asia Opinions tarafından Ekim 2016’da yaptırılan çevrimiçi ankette, araştırmacılar Asya’daki 600 ve Batı yarımkürede (Avustralya ve Yeni Zelanda dahil) 700 tüketiciye bir dizi beslenme konusundaki görüşlerini sordu (ankete katılanların 500’ü Birleşik Krallık’tan, 200’ü Hindistan’dan, 200’ü Filipinler’den, 100’ü Singapur’dan, 100'ü Malezya'dan, 50'si ABD'den, 50'si Avustralya'dan, 50'si Kanada'dan ve 50'si Yeni Zelanda'dandı).

Ankete katılan Asyalı katılımcıların yaklaşık onda yedisinin (yüzde 68) beslenme ve sağlıklı beslenmeye “çok ilgi duyduğu” ortaya çıkarken, Batı’daki vatandaşların yüzde 38’i bu görüşü paylaştı. Ardından, Asyalı tüketicilerin beşte ikisi (yüzde 39) sağlıklı bir beslenme düzenine ulaşmak için et tüketimini azaltmanın çok önemli olduğunu belirtti.

Buna karşılık, Batılı tüketicilerin yalnızca yüzde 25'i bu görüşe katılıyor. Ayrıca, Asyalı tüketiciler, bir ürünün vejetaryen veya vegan sağlık iddiaları taşıması durumunda onu satın almaya Batılı tüketicilere göre yaklaşık üç kat daha istekli görünüyor (sırasıyla yüzde 28'e karşı yüzde 10).

Ankete katılan Asya ülkeleri arasında, Hindistan ve Filipinler sağlıklı beslenmeye en fazla ilgi gösteren ülkeler oldu: Hintlilerin yüzde 82'si ve Filipinlilerin yüzde 71'i sağlıklı beslenmeye çok ilgi duyduklarını belirtti. Bu bulgu, İngiltere ve Avustralya'daki tüketicilerin tutumlarıyla keskin bir tezat oluşturdu; İngiltere'de sadece yüzde 36, Avustralya'da ise yüzde 26'sı beslenme ve sağlıklı beslenmeye aynı ilgiyi gösterirken, ABD'de bu rakam yüzde 71'e kadar çıktı.

Bu bulgulardan ne gibi bir sonuç çıkarılabilir? Clarke, Olive Oil Times'a verdiği demeçte, "Asyalı tüketiciler, yemek konusundaki bilgileri ve tutkularıyla uzun zamandır tanınıyorlar ve beslenme, Batı'ya kıyasla Asya kültürlerinde daha merkezi bir rol oynuyor" dedi. "Küreselleşmenin, yüzyıllar boyunca oluşmuş alışkanlıkları değiştirmesi uzun yıllar alacak."

Clarke, tam da bu noktada tüketicileri küresel değil, glokal düşünmeye çağırıyor.

“Glokalizasyon” terimi, “küreselleşme” ve “yerelleşme” kelimelerinin birleşiminden türemiştir. Bu terim, uluslararası ürünlerin, ticaretinin yapıldığı yerel kültürün özelliklerine uyarlanmasını tanımlamak için kullanılır. Bu, ürün veya hizmetin yerel yasalara, geleneklere veya tüketici tercihlerine uygun hale getirilebileceği anlamına gelir; böylece glokalize edilmiş ürün veya hizmetler, son kullanıcı için çok daha ilginç ve değerli hale gelir.

“Sağlıklı beslenmeyi teşvik etmekle ilgilenen herkes — ister hükümetler ister gıda üreticileri olsun — tüketicilerin her yerde farklı olduğunu anlamalıdır. Bir ülkede işe yarayan bir şey, başka bir ülkede başarısız olabilir. Tüketicilerin sevdiği ürünler, tepki verdikleri mesajlar ve güvendikleri bilgi kaynakları, kültürler arasında büyük farklılıklar gösterir. Dolayısıyla çıkarılacak ders şudur: araştırmanızı yapın ve hedef kitlenizi anlayın,” dedi Clarke.