Bilim insanları, hava yolculuğunun iklim değişikliğine katkısını hesapladı
Küresel havacılık, insan kaynaklı küresel ısınmanın yüzde 4’ünü oluşturmaktadır. Uçuş sayısının yılda yüzde 2,5 oranında azaltılması, havacılığın ısınmanın artmasına yaptığı katkıyı durduracaktır.
İklim bilimcileri, havacılığın iklim değişikliği üzerindeki etkisini sayısal olarak belirlediler ve dünya çapındaki yolcu ve ticari uçuşların, bugüne kadar gezegenin insan kaynaklı ısınmasının yaklaşık yüzde 4’ünü oluşturduğunu ortaya koydular.
Bilim adamları, hava yolculuğunun ayrıca yıllık insan kaynaklı CO2 emisyonlarının yüzde 2,4'ünü (yaklaşık 1 milyar ton) oluşturduğunu ve küresel havacılığın pandemi öncesi oranlarda büyümeye devam etmesi halinde, 2050 yılına kadar küresel sıcaklığı 0,1 ºC artıracağını belirtti.
Uçakla seyahat, aynı zamanda en karbon yoğun seyahat yöntemlerinden biridir ve tren, otobüs veya ortak araç kullanımına kıyasla saat başına 100 kat daha fazla emisyon üretir.
Oxford Üniversitesi'nde doktora sonrası araştırmacı ve çalışmanın yazarlarından biri olan Milan Klöwer, Mongabay çevre haber servisine verdiği demeçte, "Bu rakamlar yüksek görünmeyebilir, ancak yine de bunun çoğu ülkenin emisyonundan daha fazla olduğunu unutmayın" dedi.
Havacılık sektörünün iklim değişikliği üzerindeki etkisini değerlendirmek için araştırmacılar, uluslararası havacılık kuruluşlarından ve veritabanlarından elde edilen uçuş geçmişi verilerini, çeşitli araştırma ve bilimsel makalelerden elde edilen yıllık yakıt tüketimi ve küresel hava yolculuğunda kat edilen mesafe verileriyle birleştirdiler.
Ayrıca bakınız: Yolcu Uçağı Geri Dönüştürülmüş Yemeklik Yağ Kullanarak 560 Kilometre UçtuEnvironmental Research Letters dergisinde yayınlanan araştırmaları, insan kaynaklı küresel ısınmanın ne kadarının hava yolculuğuna atfedilebileceğini hesaplamaya çalışan az sayıdaki çalışmadan biri.
Klöwer, "Çoğu insan ısınmayı tonlarca karbon salınımı değil, derece cinsinden düşünür, bu yüzden biz de bunu hesaplamak istedik" dedi.
Araştırmacılar, uçmanın karbon ayak izi ağır olsa da, mevcut tek seyahat aracı olabileceğini kabul ettiler.
"Uçmak, genellikle uzak yerlere kabul edilebilir bir süre içinde ulaşmanın tek yoludur," diye belirttiler. "Ancak uçmak, aynı zamanda en karbon yoğun seyahat yöntemlerinden biridir ve saatte tren, otobüs veya paylaşımlı araba yolculuklarından 100 kat daha fazla emisyon üretir."
Araştırmacılar, CO2 emisyonlarının yanı sıra, havacılığın Dünya’nın aşırı ısınmasına yüksek katkıda bulunmasının bir başka nedeninin de jet yakıtlarının yanması sırasında ortaya çıkan iklim kirleticileri karışımı olduğunu açıkladı.
“Azot oksitler [uçak egzozundan salınan gazlar] atmosferde reaksiyona girerek metan, ozon ve stratosferik su buharı dahil diğer gazların radyasyon dengesini değiştirir ve dolayısıyla iklimi dolaylı olarak etkiler,” diye yazdılar. “Bu CO2 dışı emisyonlar ek bir net ısınma etkisine neden olur.”
Uçaklar ayrıca, havacılığın gezegenin iklimi üzerindeki etkisinin önemli bir faktörü olan yoğuşma izleri (contrails) yoluyla da iklim değişikliğine katkıda bulunuyor.
Motor egzozundan çıkan kurum, yüksek irtifalarda soğuk hava ile karıştığında bu geçici çizgi şeklindeki buz bulutları oluşur; bu da gökyüzünün bulutlanmasını artırır ve geceleri Dünya'dan yayılan ısıyı hapseder.
Çalışma, uçuşların yılda yüzde 2,5 oranında azalmasının veya 2050 yılına kadar yüzde 90 oranında karbon nötr yakıt karışımına geçişin, havacılık kaynaklı küresel ısınmayı etkili bir şekilde azaltacağını öne sürdü.
Klöwer, sık sık uçakla seyahat edenlere, gerekli olmadıkça uçağa binmeyi yeniden düşünmelerini tavsiye ederek, "Sadece gerçekten önemli olan [uçuşlara] sadık kalacağım ve diğerlerini sanal toplantılarla veya evime daha yakın tatil yerleriyle değiştireceğim" dedi.
Klöwer, hava yolculuğunun karbonsuzlaştırılması konusunda yetkinin esas olarak sektör ve hükümetlere ait olduğunu kabul etti. Ancak bireyler de karbon ayak izlerine dikkat ederek ve tartışmaya katılarak değişimi teşvik edebilirler.
“Herkes bu konuyu konuşursa, bu siyasi bir değişim yaratabilir” dedi.