Sağlıklı gıdalar çevre açısından daha sürdürülebilir

Yeni bir araştırma, sağlıklı beslenme ile çevresel sürdürülebilirlik arasında net bir bağlantı olduğunu ortaya koyuyor.

Oxford Üniversitesi ve Minnesota Üniversitesi'nden araştırmacılar tarafından yapılan yeni bir çalışma, tam tahıllı tahıllar, meyveler, sebzeler, baklagiller, kuruyemişler ve zeytinyağı gibi sağlıklı kabul edilen gıdaların aynı zamanda en düşük çevresel etkiye sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Bu çalışma, daha sağlıklı beslenmenin aynı zamanda daha sürdürülebilir beslenmek anlamına geldiğini gösteriyor. - David Tilman, Minnesota Üniversitesi

Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayınlanan "Gıdaların sağlık ve çevre üzerindeki çoklu etkileri" başlıklı çalışma, sağlıklı beslenme ile çevresel sürdürülebilirlik arasında açık bir bağlantı olduğunu ortaya koyuyor.

Son zamanlarda yapılan çalışmalar, beslenme tercihlerinin çevre üzerinde bir etkiye sahip olabileceğini doğrulamıştır. Bu en yeni çalışma, tarımsal gıda üretiminin küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 30'unu oluşturduğunu, dünyadaki arazinin yaklaşık yüzde 40'ını kullandığını, ekosistemleri ve su kalitesini etkileyen besin kirliliğine neden olduğunu ve nehirler, rezervuarlar ve yeraltı sularından elde edilen dünyadaki tatlı suyun yaklaşık yüzde 70'ini kullandığını ortaya koymaktadır.

Çalışma kapsamında araştırmacılar, yetersiz beslenmeden kaynaklanan ve küresel ölümlerin yaklaşık yüzde 40’unu oluşturan beş “sağlık sonucu” üzerinde, her gün on beş belirli gıdanın bir porsiyon daha tüketilmesinin etkisini inceledi; bunlar özellikle ölüm, tip 2 diyabet, inme, koroner kalp hastalığı ve kolorektal kanserdir.

Aynı zamanda, sera gazı emisyonları, arazi kullanımı, su kullanımı, asitlenme ve ötrofikasyon (son ikisi besin kirliliğinin türleridir) dahil olmak üzere beş “tarım kaynaklı çevresel bozulma yönü” üzerindeki etkiler de incelenmiştir.

Gıdalar arasında tavuk, süt ürünleri, yumurta, balık, meyveler, baklagiller, kuruyemişler, zeytinyağı, patates, işlenmiş kırmızı et, rafine tahıl gevrekleri, şekerli içecekler, işlenmemiş kırmızı et, sebzeler ve tam tahıl gevrekleri yer alıyordu.

Araştırmacılardan biri olan Oxford Üniversitesi'nden Marco Springmann, “Artık ağırlıklı olarak bitki bazlı diyetlerin, et ağırlıklı diyetlere göre çok daha sağlıklı ve sürdürülebilir olduğunu gayet iyi biliyoruz,” dedi. “Ancak bazen insanlar hangi gıdaları seçecekleri konusunda hala kafaları karışık.”

Araştırmacılar, her bir gıdanın beş sağlık ve beş çevre etkisini karşılaştırarak, çevre etkisi en düşük olan gıdaların genellikle sağlık açısından en büyük faydayı sağladığını belirlediler. Tam tahıl gevrekleri, meyveler, sebzeler, baklagiller, kuruyemişler, zeytinyağı ve balık gibi gıdalar, sağlık üzerinde en olumlu etkiye sahipken, aynı zamanda çevre üzerindeki etkileri de en düşüktü – balık hariç.

Tersine, işlenmemiş ve işlenmiş kırmızı et gibi çevresel etkisi en yüksek olan gıdalar, aynı zamanda en yüksek hastalık riski ile de ilişkilendirildi. Asgari düzeyde işlenmiş, sağlığı güçlendiren bitkisel gıdalar ve zeytinyağının çevresel etkisinin düşük olduğu tespit edildi, ancak şekerle tatlandırılmış içecekler gibi sağlığa zararlı, şeker içeriği yüksek işlenmiş gıdaların da çevresel etkisi düşüktü.

Minnesota Üniversitesi'nden David Tilman, "Beslenmemizi oluşturan gıdalar hem kendimiz hem de çevremiz üzerinde büyük bir etkiye sahiptir" dedi. "Bu çalışma, daha sağlıklı beslenmenin aynı zamanda daha sürdürülebilir beslenme anlamına geldiğini göstermektedir. Normalde, bir gıda ürünü bir kişinin sağlığının bir yönü için iyi ise, diğer sağlık sonuçları için de daha iyidir. Aynısı çevresel sonuçlar için de geçerlidir."

Çalışma, daha sağlıklı gıdalardan oluşan beslenme düzenine geçişin, hastalık riskini azaltarak sadece genel halk sağlığını iyileştirmekle kalmayıp, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliği de teşvik edeceği ve BM’nin Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile Paris İklim Anlaşması gibi hedeflerin gerçekleştirilmesine yönelik ilerlemeyi kolaylaştıracağı sonucuna vardı.

“Mevcut beslenme alışkanlıklarımızı sürdürmek, kronik sağlık sorunları ve Dünya’nın iklimi, ekosistemleri ve su kaynaklarının bozulması yoluyla toplumları tehdit etmektedir,” dedi çalışmanın baş araştırmacısı, Oxford Üniversitesi’nden Michael Clark. Daha iyi ve daha sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları benimsemek, insanların sağlıklarını iyileştirmeleri ve çevrenin korunmasına katkıda bulunmaları için en önemli yollardan biridir.”