İber Yarımadası'ndaki kuraklığın Kasım ayına kadar sürmesi bekleniyor
Yakın zamanda önemli miktarda yağışa dair herhangi bir işaret bulunmadığından, yarımadadaki tarımın geleceği hakkındaki tartışmalar devam ediyor.
İber Yarımadası’ndaki zeytin üreticilerinin yağmur duaları karşılık bulmadı; Avrupa Komisyonu’nun yakın zamanda yayınladığı bir raporda ise sıcak ve kurak havanın kasım ayına kadar bölgede hakim olacağı uyarısında bulunuldu.
İspanya ve Portekiz'den oluşan İber Yarımadası, son beş yılda küresel zeytinyağı üretiminin yaklaşık yüzde 46'sını karşılamıştır.
Ancak her iki ülke için de tahminler karamsar. İspanya, 2014/15 hasat yılından bu yana en düşük verimi, yani yaklaşık 1 milyon ton bekliyor. Portekiz de önceki yıllara kıyasla üretimde önemli bir düşüş bekliyor ve 2022/23 hasat yılı için yaklaşık 100.000 ton zeytinyağı üretimi öngörülüyor.
Ayrıca bakınız: Yetkililer, Avrupa'nın 500 yıldır görülen en kötü kuraklıkla karşı karşıya olduğunu söylüyorHer iki ülkedeki çiftçiler, üretim düşüşünü aşırı sıcak ve kurak yaz mevsimine bağlamaktadır. Yağmur eksikliği, ağaçları su tasarrufu yapmaya zorlamış, bu da zeytinlerin kurumasını veya ağaçların hiç meyve vermemesine yol açmıştır.
Avrupa Komisyonu raporuna göre, Portekiz'in çoğu ve İspanya'nın bazı bölgeleri, Temmuz ve Ağustos ayının ilk yarısında 1991-2021 uzun vadeli ortalamasına kıyasla yüzde 50 daha az yağış aldı.
Bu durum, her iki ülkenin de karşı karşıya kaldığı aşırı kurak kış ve ilkbaharı daha da kötüleştiriyor. Portekiz, 1931'den bu yana bir hidrolojik yılda kaydedilen en düşük ikinci yağış miktarını kaydederken, İspanya'nın bazı bölgeleri 1.000 yıldan fazla süredir görülen en kurak koşulları yaşıyor.
İber Yarımadası için uzun vadeli tahminler de daha iyi değil; Avrupa Komisyonu, yüksek sıcaklıkların ve kurak koşulların Kasım ayına kadar devam edeceğini öngörüyor.
Yağış eksikliği, İspanya'daki çiftçileri ekinlerini sulamak için yalnızca sulamaya güvenmek zorunda bıraktı. Ancak, bu amaçla kullanılan rezervuarlardaki su seviyeleri, tasarım kapasitesinin neredeyse yüzde 40 altında ve bu seviye, Avrupa Komisyonu tarafından "olağanüstü düşük" olarak nitelendiriliyor.
Ayrıca, İspanya'nın sırasıyla en büyük üç zeytinyağı üretim bölgesi olan Endülüs, Kastilya-La Mancha ve Extremadura'daki su seviyeleri, kapasitenin yüzde 30'unun altında.
Durum Portekiz'de de benzer şekilde ciddi. Çevre Bakanı Duarte Cordeiro, ülkedeki 61 barajdan 10'unun kritik durumda olduğunu ve depolanan su hacminin kapasitenin yüzde 20'sinin altında olduğunu söyledi.
Her iki ülkede yetkililer tarım ve genel halk için su kısıtlamalarını değerlendirirken, yarımadanın su sorunlarına uzun vadeli bir çözüm olarak deniz suyu tuzdan arındırma konusu tartışılıyor.
Bu alanda İspanya, ülkedeki 700 tuzdan arındırma ünitesiyle bir adım önde ve hükümet, kapasiteyi artırmak için 300 milyon avro taahhüt etti.
Portekiz'de ise sadece bir adet aktif tesis bulunuyor ve hükümet, önümüzdeki yıllarda 16 milyon metreküp içme suyu üretimine ulaşma potansiyeli olan bir tesis daha inşa etmek için 45 milyon avro yatırım yapıyor.
Ancak bazı mühendisler, tuzdan arındırma tesislerinin genişletilmesinin uzun vadeli bir çözüm olduğu konusunda şüpheci. Tuzdan arındırma, pahalı ve enerji yoğun bir süreçtir. Çevre aktivisti Sara Correi, yerel basına verdiği demeçte, “Bu büyüklükte bir yatırımın haklı bir gerekçesi yok” dedi.
İspanya'daki çevre aktivistleri, ülkenin güneyinin tüm su kaynaklarının yüzde 85'ini tüketen sulu tarıma olan bağımlılığını azaltması gerektiğini öne sürdü.
Yeni Su Kültürü Vakfı'nın bilimsel-teknik faaliyetlerden sorumlu yönetici direktörü Julia Martinez, BBC'ye "Dengeyi değiştirmezsek, nehirlerimizin durumunu iyileştiremez veya iklim değişikliğine uyum sağlayamayız" dedi.