Kanada zeytinyağı pazarı büyürken, Yunan ihracatçılar geride kalıyor

Zengin Kuzey Amerika ülkesinde zeytinyağı tüketimi artarken, Yunan zeytinyağının pazar payı sabit kalmıştır.

Toronto'daki Yunan Konsolosluğu tarafından yayınlanan bir rapora göre, Yunanistan Kanada zeytinyağı pazarında payını kaybetmiş ve Tunus tarafından geride bırakılmıştır.

Son birkaç yılda, bu Kuzey Afrika ülkesi etkili bir tanıtım stratejisiyle uluslararası pazarda güçlü bir rakip olarak ortaya çıktı.

Yunan zeytinyağı, Kanada'da sağlıklı Akdeniz diyetine olan ilginin artmasından yararlanmalı ve özgünlüğü, geleneği, lezzet, asitlik ve aromasının benzersizliğini öne çıkarmalıdır. – Toronto'daki Yunan Konsolosluğu, 

Kanada'daki tüketicilerin çoğu, yerli üretim kanola yağı ve ayçiçeği, soya ve palmiye yağı gibi diğer bitkisel yağları kullanmaktadır. Ancak, tüketicilerin daha sağlıklı beslenme alışkanlıklarına yönelmesi nedeniyle zeytinyağının popülaritesi artmaya başlamıştır.

Sonuç olarak, Kanadalılar Akdeniz diyetine ve bu diyetin sağladığı sağlık yararlarına ilgi duymaya başlamıştır; bu yararlar, ülkenin medyası tarafından da savunulmaktadır. Rapora göre, son on yılda Kanada'da kanola yağı yerine zeytinyağı talebinde kişi başına yüzde 26'lık bir artış olmuştur.

İtalya, yaklaşık yüzde 40'lık payıyla ülkenin pazarını domine ederken, Yunanistan, İspanya'nın ardından Kanada'ya zeytinyağı ihraç eden üçüncü büyük ülke olan Tunus'un gerisinde kalmıştır.

2020 yılında, Kanada'nın sızma zeytinyağı (ekstra sızma dahil) ithalatı, bir önceki yıla kıyasla değer olarak yüzde 17 artarken, aynı dönemde ithal edilen zeytinyağı miktarında yaklaşık yüzde 35'lik bir artış kaydedildi. Ülke, aynı yıl yaklaşık 60.000 ton zeytinyağı (zeytin posası yağı dahil) tüketti.

Öte yandan, Yunan zeytinyağı ithalatı 2020 yılında bir önceki yıla göre değer olarak yüzde 4 düşerken, aynı dönemde hacim olarak yüzde 8 arttı.

Raporda, zeytinyağı hacmi ve değerindeki düşüş eğiliminin, Kanada pazarında Yunan zeytinyağı fiyatlarının durgunluğunun bir kanıtı olduğu belirtildi.

Ayrıca, Tunus, zeytinyağını, zeytinyağı üretiminde bin yıllık bir geleneğe ve ünlü mutfağına sahip bir Akdeniz ülkesi ürünü olarak pazarlayan bir tanıtım politikası uygulamaya koydu. Yunanistan ise büyük ölçüde aynı şeyi başaramadı.

Yunanistan'dan birkaç üretici şişelenmiş zeytinyağını süpermarket raflarına koymayı başarmış olsa da, Yunan zeytinyağının büyük bir kısmı hala Kanada'ya dökme olarak ihraç ediliyor ve bu da pazarda daha yüksek fiyatlar elde etme çabalarını baltalıyor.

Kovid-19 salgını da bu dev Kuzey Amerika ülkesindeki tüketicilerin, koruyucu madde veya yapay renklendirici içermeyen, yani "temiz etiketli" gıda ürünlerine yönelmesine neden oldu. Raporda, Kanadalı tüketicilerin protein, vitamin ve antioksidan açısından zengin fonksiyonel gıdaları da giderek daha fazla aradığı belirtildi.

Yunan zeytinyağının daha fazla pazar payı kazanabilmesi için, ürünün nitelikleri ve sağlık yararlarının sistematik bir şekilde tanıtılması gerekiyor.

Bu strateji, mağaza içi tanıtım ve zeytinyağı tadım etkinliklerini, yemek programları ve sosyal medya pazarlaması yoluyla Yunan mutfağını tanıtmayı ve Kanada genelinde fuar, sergi ve gastronomi festivallerine katılmayı içerebilir.

Ancak daha da önemlisi, raporun sonucuna göre, Yunan zeytinyağının Kanadalıların zihninde günlük sofraları için saf ve kaliteli bir seçenek olarak yer etmesi gerekiyor.

Raporu hazırlayanlar, “Yunan zeytinyağı, Kanada’da sağlıklı Akdeniz diyetine olan ilginin artmasından yararlanmalı ve özgünlüğü, geleneği, lezzet, asitlik ve aromasının benzersizliğini öne çıkarmalıdır” diye yazmışlar ve “böylece tüketicilerin zihninde sağlık, kalite ve saflık gibi kavramlarla ilişkilendirilebilir” demişlerdir.