Araştırmacılar, Nörodejeneratif Hastalıkların Önlenmesinde Zeytinyağı Fenollerinin Rolünü İnceliyor
Bir bilimsel derleme, sızma zeytinyağındaki fenollerin nörodejeneratif hastalıkları önlemenin yollarını araştırıyor
Çeşitli araştırmalar, Akdeniz diyetinin bilişsel gerilemeyi yavaşlattığını ve nörodejeneratif hastalık riskini azalttığını ortaya koymuştur. Araştırmaların çoğu Akdeniz ülkelerinde gerçekleştirilmiş olsa da, diğer nüfus gruplarında Akdeniz diyetinin uygulanması da benzer sonuçlar vermiştir.
Akdeniz diyetini uygulayan 2.000 New Yorklu üzerinde yapılan bir çalışmada, Alzheimer hastalığı riskinin daha düşük olduğu bildirilmiştir; 1.410 yaşlı Fransız üzerinde yapılan başka bir çalışmada ise, Akdeniz diyetine daha sıkı uyulanlarda bilişsel gerilemenin daha yavaş olduğu saptanmıştır. Geçen yıl yayınlanan bir derleme makalesinde, Akdeniz diyeti Alzheimer hastalığının önlenmesi için bir “model” diyet olarak nitelendirilmiştir.
Tipik Akdeniz diyetini oluşturan tahıllar, sebzeler, baklagiller, meyveler ve zeytinyağının yüksek miktarda tüketilmesinin faydalı olduğu kabul edilmekle birlikte, yakın zamanda
yapılan
bir çalışma
, sızma zeytinyağı veya kuruyemişlerle desteklenmiş Akdeniz diyetinin uzun süreli tüketiminin, yaşlı İspanyol nüfusunda bilişsel işlevler üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Çalışmanın araştırmacılarına göre, sızma zeytinyağı ve kuruyemişlerde bulunan fenolik bileşikler, bilişsel işlevler üzerindeki bu olumlu etkiden sorumlu bileşenler olabilir.
Ayrıca bakınız: Zeytinyağının Sağlık Faydaları
Molecules
dergisinin Mart 2015 sayısında yayınlanan bir makalede, araştırmacılar sızma zeytinyağında bulunan fenollerin
nörodejeneratif hastalıkları nasıl önlediğini açıklamak için literatürü özel olarak incelediler.
Makaleye göre, zeytinyağı yaklaşık 230 kimyasal bileşik içerir ve bunların arasında karotenler ile fenolik bileşikler başlıca antioksidanlardır. Fenoller arasında hidroksitirosol, esas olarak zeytin ve zeytin ürünlerinde bulunan anahtar fenolik bileşiktir; bu ürünler ise Akdeniz diyetinde hidroksitirosolün başlıca kaynağıdır.
Bilimsel kanıtlar, güçlü bir antioksidan olan hidroksitirosolün, oksidatif stres sırasında üretilen reaktif oksijen türlerini ortadan kaldırmada etkili olmakla kalmayıp, organizmanın oksidatif strese karşı savunmasını da güçlendirebileceğini göstermektedir.
Vücudun detoksifiye edebileceğinden daha fazla reaktif oksijen türü üreten oksidatif stres, DNA'ya ve vücut proteinlerine zarar verebilir ve Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıkların yanı sıra kanser, ateroskleroz ve diyabetin kaynağı olabilir.
Kapsamlı araştırmalar, zeytinyağındaki hidroksitirosolün antioksidan, antimikrobiyal ve antidiyabetik özelliklere sahip olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, hidroksitirosol kalp hastalıklarına karşı koruma sağlayabilir ve tümörlerin büyümesini önlemede veya yavaşlatmada rol oynayabilir.
Hidroksitirosolün nöroprotektif bir ajan olarak rolünü belirlemek için in vitro ve ex vivo olarak yürütülen araştırmalar, zeytinyağındaki hidroksitirosolün hücreleri oksidatif stresten koruduğunu, oksidatif strese karşı direnci artırdığını, beyin hücresi ölümünün görülme sıklığını azalttığını ve nörotoksisite ile DNA hasarını azalttığını göstermektedir.
Ayrıca, bazı in vitro çalışmalarda, hidroksitirosolün nükleer faktör E2 ile ilişkili faktör 2 (Nrf2) ve Antioksidan Duyarlı Elemanlar (ARE) nöroprotektif yolaklarıyla ilişkisi saptanmıştır. Nrf2, antioksidan yanıt elemanlarını düzenlemede olumlu bir rol oynar; bu elemanlar da çeşitli faz II detoksifiye edici enzimlerin gen ekspresyonunu düzenler.
Farelerin diyetine sızma zeytinyağı ve hidroksitirosol takviyesi yapılması, bilişsel işlevleri geliştirmiş ve oksidasyon, öğrenme ve hafıza hasarını tersine çevirmiştir. Başka bir çalışmada, sızma zeytinyağı ve hidroksitirosol, beyin antioksidanları olarak işlev görmüş ve Huntington hastalığı olan farelerde oksidatif hasara karşı koruma sağlamıştır.
Hayvan modelleri üzerinde yapılan in vitro ve in vivo çalışmalar, hidroksitirosolü sağlık ve bilişsel işlevlerin iyileşmesi ile ilişkilendirmiş olsa da, hidroksitirosolün insanlarda etkisine dair çok az çalışma bulunmaktadır. Şu ana kadar, hidroksitirosolün meme kanseri önlemedeki rolü, hidroksitirosol takviyelerinin multipl skleroz üzerindeki etkisi ve faz II enzimleri üzerindeki etkisi üzerine sadece üç klinik çalışma yürütülmektedir.
Sızma zeytinyağı hidroksitirosolünün nörodejeneratif hastalıkların önlenmesindeki rolünü belirlemek için daha fazla araştırma yapılması gerekmekle birlikte, Akdeniz diyetinin bilişsel sağlık için faydalı olduğunu gösteren çok sayıda kanıt bulunmaktadır.