Zeytinyağı, beyin kanseri kemoprevensiyonunda faydalı olabilir

Sızma zeytinyağındaki bileşikler, agresif beyin kanserinin gelişimi ve ilerlemesinde rol oynayan önemli proinflamatuar molekülleri engelliyor.

Glioblastoma multiforme (GBM), cerrahi müdahale, radyoterapi ve kemoterapiye rağmen hastaların tedavi sonrası 15 aydan fazla yaşaması nadiren görülen agresif bir beyin kanseri türüdür. GBM’ler oldukça yaygın bir yapıya sahiptir ve kan-beyin bariyerini aşarak hastalarda beyin ödemi ve ciddi semptomlara yol açabilir. Bu kanser türü, özellikle tedavisi en zor kanserlerden biridir.

Sızma zeytinyağının kolorektal, prostat, akciğer, endometrial ve meme kanseri gibi çeşitli kanser türlerini önlemeye yardımcı olduğu bilinmektedir. Ocak 2016'da Journal of Nutritional Biochemistry dergisinde yayınlanan yeni bir çalışma, "sızma zeytinyağının kemopreventif özelliğinin sadece yağ asitlerinden değil, aynı zamanda polifenoller ve flavonoidler gibi fenolik bileşiklerin içeriğinden de kaynaklandığını" bildirmektedir.
Ayrıca bakınız: Zeytinyağının Sağlık Faydaları
Zeytinyağındaki bir fenolik bileşik olan oleuropeinin, glioblastom hücrelerinin göçünü engellediği bilinmektedir. Ayrıca, zeytinyağındaki güçlü bir anti-enflamatuar bileşik olan oleokanthalın, kolon kanseri hücrelerinde siklooksijenaz-2 (COX-2) ekspresyonunu aşağı doğru düzenlediği de bilinmektedir.

Ancak, şimdiye kadar, glioblastom hücrelerinde sitokinlere (inflamatuar moleküller) karşı sızma zeytinyağı bileşiklerinin anti-inflamatuar etkilerini araştıran bir çalışma hiç yapılmamıştı.

Bu yeni in vitro çalışma, sızma zeytinyağının aslında glioblastom ilerlemesinde kronik inflamasyonun oluşumunu, belirli bir proinflamatuar molekül olan tümör nekroz faktörü alfa (TNF-a) aracılığıyla azalttığını göstermektedir. Proinflamatuar sitokin olan TNF-a, glioblastom hücrelerinde bir inflamatuar biyobelirteç olan COX-2'yi doğrudan indükler.

Çalışmada, hücreler zeytinyağı bileşikleri, oleik asit, tirozol ve hidroksitirozol varlığında ve yokluğunda 24 saat süreyle inkübe edildi. Hücreler daha sonra 24 saat boyunca TNF-a uyarımına maruz bırakıldı.

Beklendiği gibi, TNF-a, COX-2 ekspresyonunda belirgin bir artışa neden oldu. Oleik asit bu ekspresyonu yüzde 61,7 oranında, tirozol ise yüzde 36,5 oranında inhibe ederken, hidroksitirozol herhangi bir önemli fark göstermedi.

Bu inhibe edici etkilerin ardındaki mekanizmaları anlamak için daha ileri araştırmalar yapıldı.

Konsantrasyona bağlı olarak, "TNF-a'nın indüklediği aşağı akış sinyal yollarının inhibisyonu" gözlendi; bu yollar hem oleik asit hem de tirozol için farklılık gösterdi. Araştırmacılar ayrıca glioblastom hücreleri tarafından salgılanan başka bir proinflamatuar molekül olan prostaglandin E2'yi (PGE2) de inceledi. Yine sonuçlar, oleik asit ve tirozolün TNF-a kaynaklı PGE2'yi sırasıyla yüzde 45,4 ve yüzde 71,5 oranında önemli ölçüde azalttığını gösterdi.

Son olarak, araştırmacılar oleik asit ve tirozolün insan beyin mikrovasküler endotel hücre göçü üzerindeki etkilerini “PGE2’nin kemotaktik aktivitesini doğrudan hedefleyerek” analiz ettiler. Sonuçlar, zeytinyağı bileşiklerinin farklı hücresel mekanizmalar yoluyla endotel hücre göçünü engellediğini gösterdi.

Genel olarak, araştırmanın gösterdiği şey, sızma zeytinyağı kullanımı gibi beslenme müdahalelerinin, proinflamatuar molekülleri aşağı doğru düzenleyerek ve glioblastom büyümesini tetikleyen mikroortamdaki kronik iltihabı önleyerek beyin tümörlerini azaltmaya yardımcı olabileceğidir.

Araştırmacılar, çalışmanın sonuçlarının şunu gösterdiğini belirtmiştir: “Kanser gelişimi ve ilerlemesinin çok aşamalı bir süreç olduğu göz önüne alındığında, zeytinyağı takviyesi glioblastomun önlenmesi ve/veya tedavisinde etkili bir beslenme müdahalesi olabilir.”